8 Ağustos 2011 Pazartesi

ZONGULDAK'IN KABUĞU

Zonguldak Çarşısı bu sıcaklarda gürültüsü ve patırtısıyla kentimizin yıllardır ihmale uğratılmış kanalizasyon probleminin çözümü için İspanyol kredisi sayesinde başlanan izdihamını yaşıyor… Yol kenarlarında var mıdır, pek de dikkat etmedim ama tam da “etrafa verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz” zorunluluğu… Gazi Paşa da esnaf olsam bende rahatsız olurdum kuşkusuz. Hem sıcakların ortası, hem ramazana denk gelen iş yapmanın zorlaştığı bir ay, hem de on-onbeş metre ilerinizde kanalizasyon için yürütülen çalışmalar… Gürültü, hafriyat, belki koku, görüntü çirkinliği, trafik… İnsanın bu sıralar Gazi Paşa’da yürüyesi gelmiyor… Zaten yürüme güzergâhı olarak taşralılık ölçütlerine mahkûm kalmış ana caddemizdi, şimdi tam da taş-toprak ve toz içinde caddelerin anası oldu…


***

Sonuçta herkesin takdir ettiği şey bu kent için zorunlu alt yapı işinin bir an önce yapılması… Örneğin limanın sahil şeridinden yürürken burnunuza sıcakların etkisi ile daha da kötü çarpan idrar ve dışkı kokularının ortadan bir an önce kalkmasını dört gözle bekliyoruz. Liman güzergahının sorunsuz bir şekilde yürünebilir hale gelmesinin bu daracık kentin sosyal hayatı için ne kadar önemli olduğunu yazmaya gerek yok. Muhteşem bir güneş batımının liman kenarına yaklaşıldığında kötü kokulara bulaşması artık çağ dışı bir durum…

***


Kanalizasyon çalışmaları sırasında kullanılan köstebekler, kediler, deliciler arasından “üstünde yürüdüğümüz asfaltın altında ne varmış” düşüncesi ile oyulan Gazi Paşa’nın karnına bakıveriyorum… Eskiler doldurma olduğunu söylüyorlardı buraların çoğunun… Ama makineler çalışırken kaya kütlelerine de denk gelmişler… Belli bir toprağın üstüne bir ara taşlardan oluşan eski tip bir yol da döşenmiş belli ki… Belki 1930’larda, 40’larda öyleydi ana cadde… Onun üzerine de defalarca asfalt dökülmüş olmalı… Kapkara bir toprak, Zonguldak’ın dokusunu yansıtıyor…

Aklıma Gazi Paşa kazılarken tarihi bir esere denk gelindiği geliyor… Yaratacağı iş yavaşlatma ihtimali nedeniyle pek çok kişi istemez böyle bir şeyi herhalde?

Fakat olsa ne olurdu acaba?… Hani başka kentlerde, beldelerde bu tür kazılar yapılırken rasgele bulunan tarihi eser haberleri çıkar ya gazetelerde… Mesela Gazi Paşa Caddesinden de şöyle okkalı kocaman sandıklarda altından roma sikkeleri çıksın örneğin… Veya bronzdan yapılma kocaman bir Hades heykeli… Ya da Altın Post’un ta kendisi bir hazine mağarası… Zaten doğru dürüst sahip çıkamadığımız onca değerimiz gibi onlara da sahip çıkamazdık! Kent içinde müze de yok, müzecilikten anlayan kültüre değer veren bir kafada! Çıkanı da doğru Ereğli Müzesine…

Ama şöyle yolun tam ortasında değerli bir Selçuklu tümülüsü veya kümbeti bulunsa mesela… Kaldırılacak bir şey gibi de değil! Yolu da tam anlamıyla kapatacak kadar büyük… Hayda… Trafik allak bullak… Yerel tarihçilerimizin gözlerinin bilgi ve merakla ışıldadığını görür gibi oluyorum da mesela Belediye Başkanımız için gözünden gelen yaş “bu da nereden çıktı şimdi?” yaşı olurdu herhalde?… Yeni bir yol, acilen bir çözüm, çift şerit, arka yollar, kaldırımlar, merdivenler, olmadı dükkânların içinden doğru açılacak tüneller… Zonguldak böyle şenlikli bir yer işte…

Merdivenden de araba gider mi,” demeyin gitmez tabii. Ama sorun trafik olunca merdivenin dimdik bir yokuş da olsa yıkılıp, yapılandırılması an meselesi. Bakınız Gazi Paşa İlkokulunun üstünden 467’ye giden merdivenlerin yıkılıp, yeni bir inşaata doğru yol yapılan kısmı! Yine bakınız, belki Türkiye’nin ve Orta Doğunun da en dik yollarından biri olan yine 467’ye çıkan Sendika’nın arkasındaki eski yol!

Zonguldak’ta inşaat sektörü öyle bir hale geldi ki, kente yakın ara sokaklardaki yol geçmeyen merdivenli arazilere artık merdivenleri kırıp, üstüne biçimsiz betonlar atarak daracık sokakların arasına dimdik yollar dökülüyor çaresizce… Bunların akarı, su oluğu filan da yokuş olduğu için önemsenmiyor çoğunlukla… Yani belli bir estetik, mimari bir hamle hak getire… Klasik, “nasılsa pislik akar gider! Aşağıdakinin canı çıksın!” Anlayışı…

Bırakın yeşili meşili, merdivenler bile birer yol, birer arazi potansiyeli olarak görünmeye başladı artık. Güle güle Zonguldak merdivenleri… Zaten bakımsızlıktan geberiyordunuz…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder